Özür Dilerim...
Yazıma başlarken öncelikle özür dilemek istiyorum. Her ne kadar bu blogu sürekli yazacağıma söz vererek açmamış olsam da uzun zamandır yazmamış olmamın verdiği suçluluk duygusunu da göz ardı edemiyorum. Bu yüzden özür dilerim.
Peki bunca zaman neredeydim diye soracak olursanız size cevabım çok basit kalacaktır. Hayata fazla gömülü kalmıştım. Hayat beni o kadar içine çekmişti ve dertleriyle kirletmişti ki benim için temizliği ve arınmayı simgeleyen bu koya sığınamamıştım. Burada olmadığım tüm o zaman boyunca hayatın buyrukları için çabaladım. İyi bir üniversite kazanmak için gece gündüz çalıştım.
Bilmiyorum. "Bu yaptıkların hayalin miydi?" diye sorarsanız, bilmiyorum. Ama en azından ailem için çabaladım. Onların bana verdiği emekleri, alın terleri için en azından somut bir geri dönüş yaratmaya çalıştım. Belki o lisede yaratılan "Mükemmel Üniversite Hayatı" için koşturdum. Ama şu an için kazandığım için değil ailemin benden gururla bahsetmesi ve yüzlerindeki o memnun tebessüm için sevinmem hiçbir emeğimi boşa çıkartmıyor.
Hayatın acımasızlığından kaçtığım limanım. En azından mutluyum. Şu an için olabilir mutluluğum.
Ama benimde tüm istediğim zaten 'Bir Tutam Mutluluk' değil miydi?..
H.K.